Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Ekim, 2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İlk Resmi Berber Hikayemiz

   Erkek çocuk annesi ve babası olmak sürekli bir saç traşı muhabbetidir. Helede benim balböceğim gibi bu eylemden hiç hoşlanmıyan bir çocuğunuz var ise ekstra kafa yormak durumunda kalırsınız bu işlere.    Küçükken saçı artık çok uzadığında babamızda bir türlü zaman bulamayınca hiç unutmuyorum kar altında kestirmeye berbere gittiğimde 3 numara demişim soğuğun rehavetiyle ne biliym ben o deneyimden sonra bayan kuaförü ile hallediyordum ama büyükçe bu durum imkansızlaşıyor:)) Bir kez denedik berberde sıra bizimkilere geldiğinde "ben kestirmek istemiyorum" deyip fikrini beyan edince paşa babamız çözümü bir traş seti almakta buldu. Biraz elide yatkın olunca epeydir bıcı bıcı esnasında saç kesimini hallediyorduk. Velhasıl artık 4 yaşına giricez bu işi halletmeliyiz deyip kreş sonrası elinden tutup yolda telkin ede ede berberin yolunu tuttuk.    10 tane iğne yiyince kısa bir zaman önce makas ile iğne arasında bir bağ kurmuş bizim oğlan içeri girer girmez ağl...

Pazar Günleri

   Pazar günleri hep özeldir. Her çocuk, her anne ve her aile için. Küçüklüğümden beri hayalimdir poğaça kokularıyla sabaha uyanmak. Bundandır bugün özeldir benim içim.    Keyfim yerinde yada değil evimdeysem, en güzel örtülerim ve tabaklarım kendi ailem içindir. Binbir çeşit değil kastım bir peynir bir zeytin dahi olsa sofrada güzelce bana bakmalıdır. Çok severim sofra kurmayı helede yaptıklarınızı beğenen bir yavrunuz var ise değmeyin keyfizine en mutlu sizsiniz o gün yeryüzünde.  Dün harika bir cumartesi geçirdik canım, dostum, kardeşim Sevil ile. Soğuklara kalmadan bir Eminönü yapıp kızımızın hazırlıklarını tamamladık. Hastane odasında misafirlerimize sunucağımız ikramlık ciciler aldık. Eminönü ile aramızdaki samimiyetten bahsetmiştim ancak samimi olmasanız dahi zorla haşır neşir olmanıza yetecek kadar görüntü mevzubahis:)    İnsan kendini kaybediyor gerçekten. Şunada bakalım, şunuda soralım derken zaman dilimi yok oluyor. Umarım sağlıkla, sıh...

Arı vız vız vız

   Canım sıkkın halbu ki, biraz dertleşmekti niyetim. Neden bu kadar coşku kokan bir başlık seçtiğime değinirsem bu aralar tam bir kraliçe arı modunda olmamdır sebep:))    Evet canım sıkkın bugün biraz sebebini aşikar ortaya koyamasamda, adlandıramasamda. Güzel şeyler olmadı değil. Hemde ne güzel şeyler. Ağır bir üşütme sonucu 10 adet iğneye mahkum edilen kuzum artık çok iyi. Kendi henüz aramıza katılmasada her geçen gün balımın hediyeleri geliyor teyzelerinden. Kısmetiyle gelicek kızım belli:))Kendisi ile layıkıyla ilgilenemesem de sürekli ana kraliçe arı gibi ordan oraya koştursamda çok az bir zamanımız kaldı farkındayım. Hastane odası süslemelerinden mevlüt programına kadar herşey aklımda yer kaplıyor.    Kerem Çağrı okulada öğretmeninede alıştı. Çok seviyor , onun bu hallerine bayılıyorum. Koridorda bağırmaya başlıyor "öğretmenim ben geldim":)) Evde de sürekli faaliyet halinde. Mutfakta çırağım oldu artık. Canla başla o kadar severek yapıyor ki inanam...