Okullar açıldı. Pek umduğumuz gibi bir hafta geçirmesekte güzel şey veli olmak:)) Sorunlu bir uyum süreci yaşadığımız. Malumunuz Kerem Çağrı tek çocuk ve çocuklarla oynamayı, paylaşmayı, başkasının oyununu bozmamayı yaşı gereği de olsa bilmemesi ve sınıfındaki diğer çocuklardan ay olarak çok küçük oluşu bize sıkıntı silsilesi olarak yansıdı.
Anaokulu öğretmenlerinden bahsetmeden geçmek olmaz. Çeşit çeşit öğretmen profili var karşımda. Kimi çok sevecen, kimi otoriter, kimi despotluk ötesi, kimi de gerçekten bu miniklerin dilinden anlama sabrını nail olan ve kimide var ki mum çocuklardan hoşlanan.
Evet çocuk dediğiniz hareketli mi, uslu mu olmalı sizce? Otur deyince oturan mı, neden oturuyorum ben ayakta durmak istiyorum diyebileni mi makbuldur? Birde adları çocukta olsa karşısındakine zarar veren ve istenmeyen çocuk kategorisinde olanlar var. 1 haftayı aşkın nöbetimde ağlayanı, bağıranı, mutlusu, mutsuzu, korkanı bir çok çocuk profili gözlemledim. Gözlemlerken de bir anne olarak çocuğumun üzerinde annesi ve babası olarak yaptığımız hataları farkettim. Evet bir çok güzel şeyi biliyor du teşekkür etmesini, özür dilemesini, gereksiz yere ağlamamayı, bunu çoğaltabiliriz. Ancak yaptığımız en büyük hata kontrolsüz yetiştirmek olmus bu güne kadar.
Bu ufacık çocuk komuttan anlamaz demekle yapmısız hatayı. En basiti çizgi film aç demiş izlediğimizi kapatıp açmışız, parkta biraz daha kalmalıyım demiş bırakmısız, teknolojiye olan düşkünlüğüne bir gün çok kararlı, bir gün ılımlı yaklaşmışız. Bunlarıda çoğaltmak mümkün elbette. Sadece oğlumu değil birden çok anneyide gözlemledim oturduğum bank üstünde. Çeşit çeşit insanlar var ancak öğrendiğim en iyi şey çocukların kesinlikle rol model aldığı büyüklerde sorunu çözmeli öncelikle aksi takdirde çocuğa yanlış yada hatalı davranışları için verilen hiç bir cezanın çocukta yeterince yer edemeyeceği...
Çok şey var yazmak istediğim ancak henüz tez aşamasında gözlemlerim:)) En yakın tarihte sizlerle paylaşıyor olacağım. Yinede her şeye rağmen herkes için güzel bir eğitim yılı umudumu kaybetmedim. Bu uyum haftasını atlatır, keyifli şeylerden bahsederiz çayımı yudumlarken.
Anaokulu öğretmenlerinden bahsetmeden geçmek olmaz. Çeşit çeşit öğretmen profili var karşımda. Kimi çok sevecen, kimi otoriter, kimi despotluk ötesi, kimi de gerçekten bu miniklerin dilinden anlama sabrını nail olan ve kimide var ki mum çocuklardan hoşlanan.
Evet çocuk dediğiniz hareketli mi, uslu mu olmalı sizce? Otur deyince oturan mı, neden oturuyorum ben ayakta durmak istiyorum diyebileni mi makbuldur? Birde adları çocukta olsa karşısındakine zarar veren ve istenmeyen çocuk kategorisinde olanlar var. 1 haftayı aşkın nöbetimde ağlayanı, bağıranı, mutlusu, mutsuzu, korkanı bir çok çocuk profili gözlemledim. Gözlemlerken de bir anne olarak çocuğumun üzerinde annesi ve babası olarak yaptığımız hataları farkettim. Evet bir çok güzel şeyi biliyor du teşekkür etmesini, özür dilemesini, gereksiz yere ağlamamayı, bunu çoğaltabiliriz. Ancak yaptığımız en büyük hata kontrolsüz yetiştirmek olmus bu güne kadar.
Bu ufacık çocuk komuttan anlamaz demekle yapmısız hatayı. En basiti çizgi film aç demiş izlediğimizi kapatıp açmışız, parkta biraz daha kalmalıyım demiş bırakmısız, teknolojiye olan düşkünlüğüne bir gün çok kararlı, bir gün ılımlı yaklaşmışız. Bunlarıda çoğaltmak mümkün elbette. Sadece oğlumu değil birden çok anneyide gözlemledim oturduğum bank üstünde. Çeşit çeşit insanlar var ancak öğrendiğim en iyi şey çocukların kesinlikle rol model aldığı büyüklerde sorunu çözmeli öncelikle aksi takdirde çocuğa yanlış yada hatalı davranışları için verilen hiç bir cezanın çocukta yeterince yer edemeyeceği...
Çok şey var yazmak istediğim ancak henüz tez aşamasında gözlemlerim:)) En yakın tarihte sizlerle paylaşıyor olacağım. Yinede her şeye rağmen herkes için güzel bir eğitim yılı umudumu kaybetmedim. Bu uyum haftasını atlatır, keyifli şeylerden bahsederiz çayımı yudumlarken.
Yorumlar
Yorum Gönder